Demo Image

Demo Image

İstek ve inanç, her güçlüğü devirir. (A.İ)

Yanlışlık yapmak doğaldır, ama bunlardan ders çıkarmadan ilerleyebilmekbir yaşamın anlamını yitirmesine yol açar. Başımıza gelenler hiçbir zaman nedensiz değildir, her birinin kendi anlamı vardır. Her karşılaşma, her küçük olay kendi içinde bir anlam barındırır. İnsanın kendi kendini anlayabilmesi, onu kabullenebilme yetisinden, kertenkeleler gibi mevsim değişikliklerinde eski deriyi terk edebilmesinden doğar.

Demo Image

Ölmeden önce kesinlikle yapılması gereken şeyler !

Bu, ölmeden önce kesinlikle görülmesi gereken bir yer... Bu, ölmeden önce kesinlikle izlenmesi gereken bir film... Bu, ölmeden önce kesinlikle tadılması gereken bir lezzet... Bu, ölmeden önce kesinlikle okunması gereken bir roman...



Bu tavsiyeleri hepimiz çevremizdeki insanlardan sık sık işitiriz. Ölmeden önce yapılması gereken 'şey'ler hakkında yazılmış kitaplar dahi var. Bu şeyler nedir merak ediyorsanız işte birkaçı:

 

 


Skuba dalış lisansı almak ve Havaii'deki Molokini Adasından dalış yapmak, tekne kullanmasını öğrenmek, sandalla göl ortasında balık avlamak, yamaç paraşütü yapmak, uçaktan paraşütle atlamak vb...

Şimdi bu şeylerin birçoğunu yapamamış kimseler olarak-ki söz konusu kitabın yazarı da henüz yarısını yapabilmiş- merak ediyoruz:

Öldüğümüzde, Allah huzuruna yapayalnız çıktığımızda sorgulanacağımız konular arasında yapmadığımız bu şeyler, görmediğimiz yerler, izlemediğimiz filmler, tatmadığımız lezzetler, okumadığımız romanlar var mı?.. Bu yerleri görmediğimiz, bu filmleri izlemediğimiz, bu lezzetleri tatmadığımız ve bu romanları okumadığımız için öldükten sonra pişmanlık duyar mıyız?..

Kuşkusuz insanların eğlenmeleri, gezip dolaşmaları, sohbetinden hoşlandıkları kişilerle birlikte yemek yemeleri, kitap okumaları güzel nimetlerdir. İlk buyruğu "Oku!" olan Kur'an, samimi inananlara gökleri, yeri ve ikisi arasındaki her şeyi detaylarıyla araştırmalarını, bilimsel gerçekleri öğrenmelerini öğüt verir. Allah, iman eden kullarından, tanık oldukları yaratılış delillerini incelemelerini, olağanüstü yaratılış ilmini öğrenmelerini ve üzerinde düşünmelerini ister.

Burada yanlış olan şudur; insanlar bunları genellikle gaflet içinde yaparlar. Allah’ın varlığını unutmuş ve ölümün her an gelebileceğini düşünmeden… Yanlış olan, Allah'ın adının anılmadığı ortamlar ve Allah rızası gözetilmeden yapılan şeylerdir. Yaratılış amacını unutmuş, Allah aşkını ve korkusunu içinde hissetmeyen, çok değerli olan zamanını ahiretine yarar sağlamayacak şekilde tüketen kişilerdir söz ettiğimiz.

Kuşkusuz inanan insanlar da dünya hayatının nimetlerinden yararlanırlar. Ancak gaflet perdesi ardında yaşayan kişiler gibi nimetleri yaşam amacı olarak görmezler. Allah'ın lütfettiği nimetlere şükreder, O'nun hoşnutluğu için hayırda kullanır.

Yaşamın her anı unutulmaması gereken şu gerçeğe göre değerlendirilmelidir: Herkes kendi ellerinin önden gönderdikleri ile karşılık görecektir. İnsan, boş emeller peşinde koşmakla değil, sonsuz ahiretini kazanmak için çaba göstermekle sorumludur. Ahiretten gaflette olan kişiler her ne kadar yapmaları gereken şeyleri belli sayılarla sınırlandırıyor olsalar da gerçekte onların çabaları"çelişkili, parça parça" ve "darmadağınıktır." (Leyl Suresi, 4)

Adeta şuursuzca ömrünü tüketen insan ölümle her şeyin biteceğini zannetmiş, ahirette Allah'ın huzurunda sorgulanacağını unutmuştur. Sorgulanma anı, dünyayı tercih etmiş ve Allah'tan uzak yaşamış kişi için müthiş zorludur. Yapıp ettiklerini, yerine getirmediği sorumluluklarını, ertelediklerini ve Rabb’i karşısındaki aczini düşündüğünde korkusu daha da artar. Yaşamı boyunca öncelik vererek yapıp ettiklerinin, "fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu bir kül gibi"(İbrahim Suresi, 18) kılındığına şahit olduğunda yaşadığı pişmanlık daha da zorludur.

“... Davranış (ameller) bakımından en çok hüsrana uğrayacak olanları size haber vereyim mi?" "Onların, dünya hayatındaki bütün çabaları boşa gitmişken, kendilerini gerçekte güzel iş yapmakta sanıyorlar." İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Artık onların yapıp-ettikleri boşa çıkmıştır, kıyamet gününde onlar için bir tartı tutmayacağız.” (Kehf Suresi, 103-105)