Demo Image

Demo Image

İstek ve inanç, her güçlüğü devirir. (A.İ)

Yanlışlık yapmak doğaldır, ama bunlardan ders çıkarmadan ilerleyebilmekbir yaşamın anlamını yitirmesine yol açar. Başımıza gelenler hiçbir zaman nedensiz değildir, her birinin kendi anlamı vardır. Her karşılaşma, her küçük olay kendi içinde bir anlam barındırır. İnsanın kendi kendini anlayabilmesi, onu kabullenebilme yetisinden, kertenkeleler gibi mevsim değişikliklerinde eski deriyi terk edebilmesinden doğar.

Demo Image

(Vakıa Suresi, 83-85) Bismillahirrahmanirrahim

Hele can boğaza gelip dayandığında, Ki o sırada siz (sadece) bakıp, durursunuz, Biz ona sizden daha yakınız; ancak görmezsiniz. (Vakıa Suresi, 83-85)

 

işte asıl olay bu yerde yatan bir yakınınız ve yanı başında azrail . Allah c.c. buyuruyor “ sizler bakıp dururken biz ona sizden daha yakınız “ daha yakın olanından yardım istemek için önce bir tanışıklık ve dostluk olmalı . peki yaşarken Allah ı anmayı hep unutan biz nasıl olurda ölüm anında yardım isteyeceğiz ? yani kişinin birinden bir şey isterken yüzü olmalı bu sebeple de hayatta ve geniş zamanda Allah ı çokça hatırlamalı ve anmalıyız .


" en şanslı kişi odur ki kıyamet günü amel defterinde bolca estağfirullahelazim yani istiğfar sözü bulunur " hadisi şerifi bize yeterli bir işaret değilmi ?

buyrun bir adım ötesine geçelim ve öldük sayalım. mezarımızda yattık ve aniden gök gürültüsünden daha şiddetli bir ses kabir melekleri sorgu ve suale geldiler . olay şu kişi korku anında en çok tekrar ettiği şeyi söyler . peki biz günlük hayatta en çok neyi tekrar ediyoruz ? ay vay vb sözler değimli ? o  zaman Allah ı sıkça anacağız ki ölüm anında ve kabirde ilk aklımıza Allah demek gelsin…


sorgu sualimizi bitirdik ve geldik öte aleme . artık şaki yahut said iz . şaki olduğumuzu yani cehennemlik olduğumuzu varsayalım . ardımızda kalanlardan ne isteriz ? dua ve bolca hayr değil mi ? ağlamaları , hiç temizlenmemeleri , kirli elbiselerle gezmeleri , düğünlere gitmemeleri veya gülmemeleri bize fayda sağlarmı ? asla sağlamaz . o zaman bizlerde önden gönderdiklerimizin halini bilmediğimiz için onların ardından sadece hayr yapacak ve hayr konuşacağız . veren ve alan Allah . o zaman isyana dalmayacağız .
 
" hiç bir yaratılan yoktur ki Allah ondan aldığının yerine kendisine daha hayırlısını vermemiş olsun "

Allah c.c. meleklerine seslenir : falan kulumun evladını canının meyvesini hayatının tadını elinden aldım o bunu nasıl karşıladı ?

melekler derki : Allahım inna lillah ve inna ileyhi raciun ( Allahtan geldik ve Allaha döneceğiz ) dedi ve hamdetti sana şükürler etti  veya Allahım isyan etti ve sana nasıl alırsın dedi . işte o zaman Allah c.c. buyurur ki o kula ne aldığımız geri verilecek ne de ona cennetten yer nasip olacaktır . akıllı kişi şunu düşünür ; giden gitti ve geri gelmeyecek  bari kaybettiğimden kendime bir pay çıkarayım . zaten ölenin geri gelmesi söz konusu değil ve şu da vardır ki ya o ölen kişi daha kötü haller üzere ölseydi ? ölüm şekline de hamdetmek ve Allahım sen bizi belasız ölümlerle imtihan et demek güzeldir . sevdiğimiz birinin ölümüne ağlarken şunuda düşünmemiz lazım “ ya onu öldüren biz olsaydık veya onu öldüren başkası olsaydı ve delilsizlikten çıkıp sokaklarda gezeydi “ 

Allah herşeyin en güzelini bilendir . o zaman ölümlere hamdedeceğiz ve diyeceğiz ki Allahım beterinden koru . bazen bazı yakınlarımız için kendimiz ölümü temenni ederiz .keşke ölseydi ve bu acıları yaşamasaydı deriz . ya o yakınımız ölmeyipte acılar içinde kıvranıp bizden yardım dilenseydi . bize beni zerre kadar seviyorsanız ne olur beni öldürün deseydi . bu söze ve bu acıya kaç dakika dayanacak yüreğimiz var ? veya buna dayanırım diyebilenimiz varmı ?

 
Madem ki Allah ölümü verdi ve beraberinde sabrı verdi . " Allah size taşıyamayacağınız yükü yüklemez " ayeti kerimesi mucibince hareket edeceğiz . çevrede söz olsun torba dolsun diye konuşan kişi çok olur sizin ocağınız yanarken o sigarasını yakmanın derdindedir . “ yok işte şöyle gülerdi , şöyle gelir şöyle giderdi , yok şunu severdi vb sözler “ kardeşim o öldü ve sıra sende giden gitti ve sen dön kendine bak . eğer ölen kişi cennetlikse cennette Allah rasulu s.a.v. in sohbet halkasında oturmuş sohbet dinliyor sen ne yapıyorsun ? o kabir kendisine bir cennet bahçesi ve o gülüp eğleniyor sana ne oluyor ? ölüm sırası sana geldi sende kalk ve uyan üzerindeki gaflet elbisesini soy ve düşün . şuan öldüm de kendine en son yaptığın işin üzerinde öldün Allahın huzuruna o halde çıkmaya yüzün varmı ?veya o hal üzere sevdiklerin cesedini bulacaklar . sevdiklerine seslenme , sarılma , onunla paylaşma olayın yok ve bitti öldün sen . çokmu uzak ölüm.

 

" ölüm sizlere en yakın şeydir fakat siz bilmesiniz " ölen öldü ve geriye kalana sabır hediye edildi

" hiç bir anne - baba yokturki evlatları ellerinden alınır ve onlar sabredip cenneti kazanamazlar "

evladı ölen anne ve baba sabreder ve cennete girer . cennet kolaymı tabiî ki sert imtihanlarla sarsılacaksın. akıllı düşünen bilirki giden gitti ve geriye kalana düşen görev bellidir . sabretmek ve hamdetmek.

 

bir kıssa anlatalım : çok fakir biri bir gün yerde padişaha ait bir elmas bulur . bunu gözünden sakınırken bir gün derki bu elmasın hatırına beni eşkiyalar soyar belkide öldürürler . o zaman ben elması sahibine vereyim o da bana armağanlar versin böylelikle hayatımı daha rahat ve korkusuz yaşarım . almış elması çıkmış padişahın huzuruna : padişahım bu elmas size ait ben onu çok sevdim ama biliyorum ki asıl sahibi sizsiniz buyrun elmasınızı der . padişah adamın kıyafetine bakar ve derki : bu elmas senin hayatını kurtarabilirdi neden bana getirdin ki ? o kişide cevap verir : padişahım o sizindi ve sahibi sizdiniz o yüzden size getirdim . padişah emreder ve o kişi evlat ve yakınlarıyla birlikte saraya alınır ve sarayda çalışmaya başlar . dönüp elması verme diyenlere derki nasılsa birgün o elmas elimden çıkacaktı ya ben kaybedecektim , ya soyulacaktım , yahut hırsız çalacaktı , belkide ben ölürdüm ve sonuçta elmas elimden çıkardı . ama ben bunu asıl sahibine vererek kendimi ve tüm ailemi belki de onların soyundan gelen herkesin hayatını rahatlıkla yaşamasını sağladım . o elması satsam bu kadarını  bana veremezdi …..

 

bakın bakalım size Allahın cenneti vermesinden daha değerli bir şey verebilecek tek yakınınız veya tek varlık varmı ? o zaman elmas dediklerimizi asıl sahibine yani Allaha verip biz bize verilecek mükafatı bekleyelim . o elmasın ardından bağırıp çağırsa ve padişaha isyan etse idi o kişi ancak padişahın askerlerinden dayak yer ve zindana sürülürdü .

 

Akıllı kişi ne yapacağını bilir. . .